Yaklaşık iki yıl önce küçük bir şehirde yaşıyordum. Herkes birbirini tanıyor, bir yerde söylenen söz birkaç saat içinde bütün çevreye yayılıyordu.
Bir gece can sıkıntısıyla anonim bir sosyal medya hesabı açtım. Amacım sadece çevremizde yaşanan komik olayları paylaşmaktı. İsim vermiyor, kimseyi doğrudan hedef göstermiyordum.
Hesap kısa sürede büyüdü.
İnsanlar bana özel mesajlardan başkaları hakkında bilgiler göndermeye başladı. Kim kiminle görüşüyor, hangi işletme çalışanının müşterilere kaba davrandığı, kimin sevgilisini aldattığı…
Başlangıçta gönderilenlerin çoğunu paylaşmadım. Daha sonra takipçi sayısı arttıkça kendimi önemli biri gibi hissetmeye başladım.
Bir akşam en yakın arkadaşım hakkında bir mesaj geldi. Mesajda, onun nişanlı bir adamla görüştüğü yazıyordu. Kanıt olarak uzaktan çekilmiş bir fotoğraf gönderilmişti.
Arkadaşıma sormak yerine fotoğrafı paylaştım.
Yüzleri kapattım ama şehir küçük olduğu için herkes kim olduklarını anladı. Arkadaşımın ailesi olayı öğrendi. Evinde büyük bir tartışma çıktı. Birkaç gün sonra çalıştığı yerden ayrıldı ve şehir değiştirdi.
Bana ağlayarak, hesabı yöneten kişiyi bulursa neden yaptığını soracağını söylemişti.
Ben de ona sarılıp teselli ettim.
Hesabı birkaç hafta sonra kapattım. Şimdi başka bir şehirde yaşıyor ve benimle hâlâ konuşuyor. Bazen eski olaydan bahsediyor. Hesabın sahibinin kendisini kıskanan biri olduğunu düşünüyor.
Gerçeği bilse yüzüme bir daha bakmaz.
Daha kötüsü, fotoğrafı gönderen kişinin kim olduğunu sonradan öğrendim.
Nişanlı adamın kendisiydi.
