İtirafı Oku

Gerçek duygular, samimi itiraflar.

Son Buluşmamızda Beni Tanımadı

Anonim 2 ay önce 1 okunma

Eski arkadaşım Levent’le yıllar sonra bir kafede buluştuk. Çocukken aynı apartmanda büyümüş, liseye kadar neredeyse her gün görüşmüştük. Sonra farklı şehirlere gittik, hayatlarımıza devam ettik.

Buluşmayı o istedi.

Kafeye geldiğinde beni görünce gülümsedi ama gözlerinde bir yabancılık vardı. Sarılmadı. El sıkıştı. Sanki ilk defa tanışıyormuşuz gibi mesafeli konuşuyordu.

Eski günlerden bahsettim. Apartmanın bodrumunda kurduğumuz oyun odasını, bisikletle kaybolduğumuz günü, komşunun camını kırdığımızı anlattım.

Hiçbirini hatırlamadı.

Başta şaka yaptığını düşündüm. Sonra cebinden küçük bir not defteri çıkardı. Defterde benimle ilgili bilgiler yazıyordu.

“Serkan, çocukluk arkadaşı. Kahveyi şekersiz içer. Babası 2018’de öldü. Sol elinde yanık izi var.”

Beni bu notlardan tanıyordu.

Bir hastalığı olup olmadığını sordum. Başını salladı. Doktorların hafızasında sorun olmadığını söyledi. Başka insanları, ailesini, işini hatırlıyordu. Yalnızca beni hatırlamıyordu.

Sonra bana garip bir soru sordu:

“Biz gerçekten arkadaş mıydık?”

Evet dedim.

Uzun süre yüzüme baktı. Ardından telefonundan eski bir fotoğraf açtı. Fotoğrafta ikimiz bir lunaparkta yan yana duruyorduk. Ben gülümsüyordum. Levent’in yüzü ise kalemle karalanmıştı.

Fotoğrafın arkasında bana ait olduğunu söylediği bir yazı vardı:

“Beni unutursan daha güvende olacaksın.”

Yazı gerçekten benim el yazıma benziyordu.

Böyle bir şey yazdığımı hatırlamıyordum.

Levent buluşmanın sonunda benden bir daha kendisini aramamamı istedi. Nedenini sorduğumda, son birkaç yıldır beni hatırlamaya çalıştığı her gece aynı rüyayı gördüğünü anlattı.

Rüyasında çocukken yaşadığımız apartmanın bodrumundaymışız. Ben kapının önünde durup içeri girmesine izin vermiyormuşum. Kapının arkasından birisi onun sesiyle yardım istiyormuş.

“Bodrumda ne vardı?” diye sordu.

Cevap veremedim.

Çünkü o anda, yıllardır düşünmediğim bir anı zihnime geldi. Çocukken o bodruma girmiştik. İçeride eski eşyaların arasında kilitli bir dolap bulmuştuk. Dolabın içinden tıkırtılar geliyordu.

Levent kapağı açmıştı.

Sonrasını ben de hatırlamıyorum.

Kafeden ayrıldıktan sonra çocukluğumuzun geçtiği apartmana gittim. Bina yıkılmış, yerine yenisi yapılmıştı. İnşaatın yanında çalışan yaşlı bir adam, eski binanın temelinden kilitli metal bir dolap çıktığını anlattı.

İçinden hiçbir şey çıkmamış.

Sadece kapağın iç kısmında iki çocuk ismi kazılıymış.

Levent’in adı ve benimki.

Ben hâlâ Levent’i hatırlıyorum.

Bazen bunun daha güvensiz olan taraf olduğunu düşünüyorum

Yorum Yap (0)
Paylaş