Sevgilimle yaklaşık sekiz aydır birlikteydik. Evine sık sık gidiyordum ama bazı odalara girmemi istemiyordu. Özellikle çalışma odasının kapısını sürekli kilitli tutardı.
Bir akşam duşa girdiğinde anahtarın masanın üzerinde olduğunu gördüm.
Merakıma yenildim.
Odada beklediğim gibi bilgisayar, kitaplar ve birkaç kutu vardı. Dolabı açtığımda erkek gömlekleri gördüm. Hepsi aynı bedendi fakat sevgilime ait değildi. O, bu renkleri asla giymezdi.
Dolabın altında bir fotoğraf buldum. Fotoğrafta sevgilim, başka bir adamla bir yatakta oturuyordu. İkisi de gülümsüyordu. Fotoğraf eski görünüyordu.
Duştan çıkmadan odayı kapattım.
O gece bana sarıldığında aklım sürekli fotoğraftaydı. Geçmişinde biri olmasının normal olduğunu biliyordum. Beni rahatsız eden şey, o gömleklerin hâlâ ütülü ve düzenli şekilde saklanmasıydı.
Bir hafta sonra konuyu açtım. Çalışma odasını sorduğumda yüzü değişti. Bana o odanın yıllar önce ölen ağabeyine ait olduğunu söyledi.
Fotoğraftaki adamın da ağabeyi olduğunu belirtti.
O an kendimden utandım.
Ancak fotoğrafta sevgilimin yüzünde küçük bir dövme vardı. O dövmeyi yalnızca birkaç ay önce yaptırmıştı. Fotoğraf yıllar önce çekilmiş olamazdı.
Hiçbir şey söylemedim.
Ertesi gün eve tekrar gittiğimde gömlekler yoktu. Fotoğraf da kaybolmuştu. Çalışma odasının kapısı artık kilitli değildi.
İçerisi tamamen boşaltılmıştı.
O günden sonra ilişkimiz devam etti ama ona bir daha tam olarak güvenemedim. Ayrıldığımız gece bana son kez sarıldı ve kulağıma şunu söyledi:
“Bazı kapıları açtığında gördüğün şeyin ne olduğunu bilmen gerekmez.”

