Okulun son sırasında sürekli boş duran bir masa vardı. Kimse oraya oturmak istemezdi. Sebebini sorduğumuzda sınıftakiler konuyu değiştirirdi.
Yeni gelen edebiyat öğretmenimiz ilk yoklamada sınıf listesini okumaya başladı. İsmi söylenen herkes “Burada” diyordu.
Listenin sonunda daha önce duymadığım bir isim okudu.
Tam o sırada arka taraftan ince bir ses geldi:
“Burada.”
Hepimiz dönüp boş sıraya baktık.
Kimse yoktu.
Öğretmen yanlış duyduğunu düşündü. Ertesi gün aynı isim yeniden okundu. Yine aynı yerden cevap geldi.
Bir hafta sonra öğretmene o ismi sorduk. Listede böyle bir öğrenci bulunmadığını söyledi.
Birkaç gün sonra eski sınıf defterlerini karıştırdık. Aynı isim, on yıl önceki bir yoklama listesinde vardı. İsmin karşısında yıl boyunca yalnızca bir gün devamsızlık işlenmişti.
O gün okulun mezuniyet günüydü.
Sınıftaki boş sırayı depoya kaldırdılar. Ertesi sabah tekrar yerindeydi.
Daha sonra sıranın üzerine küçük harflerle bir cümle kazındığını fark ettim:
“Mezun olamadım.”

