İşe birlikte başlamıştık. İlk aylarda her şeyi beraber yapıyorduk. Öğle yemeklerine çıkar, yöneticiler hakkında konuşurduk.
Sonra onun benden daha hızlı yükseldiğini gördüm.
Bir gün şirketin özel bilgilerini kişisel e-posta adresine gönderdiğini fark ettim. Bunu kötü amaçla yapmamıştı. Evde çalışabilmek için dosyaları kendine yollamıştı.
Yönetime isimsiz ihbarda bulundum.
Güvenlik soruşturması açıldı ve işten çıkarıldı. Bana ağlayarak kimin kendisini şikâyet ettiğini anlamadığını söyledi.
Ben de yanında oturup onu sakinleştirdim.
İşten çıktıktan sonra uzun süre iş bulamadı. Arkadaşlığımız da yavaş yavaş bitti.
Geçen ay eski e-postalarımı temizlerken gönderdiğim ihbarı buldum. Mesajın altında bir cevap vardı. O zaman fark etmemişim.
“İhbarınız kayıt altına alınmıştır. Ancak bu e-posta hesabının gerçek sahibi, şikâyet edilen çalışandır.”
Mesajı onun hesabından göndermiştim.
Şifresini biliyordum.
Demek ki şirket, ihbarı kendisinin yaptığını düşünmüştü.
O yüzden işten çıkarılırken bana hiç kızmamıştı. Kendisine kızmıştı.
Yıllardır bu yükü tek başına taşıyor.
Ben ise gerçeği söylemeye hâlâ cesaret edemiyorum.

