Yeni işe başladığım ilk hafta masamda her sabah kahve buluyordum.
Üzerinde ismim yazıyordu. Nasıl içtiğimi bile doğru biliyorlardı: az sütlü, şekersiz.
Ekipte birinin hoş geldin şakası yaptığını düşündüm. Fakat kime sorsam haberi olmadığını söyledi.
Bu durum yaklaşık bir ay sürdü.
Bir pazartesi kahvenin yanında küçük bir not vardı:
“Bugün toplantıya girme.”
Saçma buldum ama toplantı başlamadan kısa süre önce rahatsızlandım ve katılamadım. Toplantı sırasında tavandaki büyük bir parça kopup benim oturacağım sandalyenin üzerine düşmüş.
Ertesi sabah kahve gelmedi.
Onun yerine boş bardak vardı.
Bardağın üzerinde şu yazıyordu:
“Bir kez kurtardım.”
Güvenlik kameralarına baktık. Gece masama kimse yaklaşmamıştı. Kahve, sabah görüntü başladığında zaten oradaydı.
Bir süre sonra işten ayrıldım.
Son çalışma günümde temizlik görevlisi bana, masamın yıllar önce bir kazada ölen çalışana ait olduğunu söyledi.
Onun da kahvesini aynı şekilde içtiğini ekledi.

